EGE İLE AKDENİZ HAVZASINDAKİ ENERJİ REKABETİ VE JEOEKONOMİK GELİŞMELER

EGE İLE AKDENİZ HAVZASINDAKİ ENERJİ REKABETİ VE JEOEKONOMİK GELİŞMELER

Dünya dekarbonize bir enerji sistemine doğru ilerliyor ve yenilenebilir enerji çarpıcı
biçimde genişliyor ve doğal gaz için talep de artıyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), küresel
gaz talebinin 2040’a kadar yükselmesini bekliyor. Dünya çapında artan enerji talebinin
ışığında, en temiz yanan hidrokarbonun çevresel avantajları göz önüne alındığında
dekarbonize enerji pazarlarına geçişte köprü oluşturan bir yakıtı temsil edebilmesi için doğal
gaz talebinin artmasını bekliyor. Bu çalışmada, yenilenebilir enerji üretiminin
desteklenmesinde gazın rolü ile Orta Doğu Enerji ve Jeopolitik hedefleri kapsamında enerji
dönüşümünün gelecekteki fırsatlarını ve zorluklarını ele alınmış, Avrupa için enerji güvenliği
ve jeopolitik değişikliklerle ilgili sorunlar için görüşler sunulmuştur.

Ege ve Akdeniz gaz sahası, Avrupa’nın yakın coğrafyasında bugüne kadar keşfedilen
en büyük havzadır ve önce İsrail, ardından GKRY ve Mısır tarafından keşfedilmiştir. Son
keşiflerle birlikte piyasa dinamikleri değişti ve hem Mısır hem de İsrail bölgesel ve
uluslararası pazarda önemli bir oyuncu olmayı hedefliyor. Lübnan ayrıca Doğu Akdeniz’deki
Levant Havzasında bulunmaktadır. Beyrut, ilk denizaşırı keşif faaliyetini 2013 yılında
başlatmaya çalıştı, ancak yerel siyasi problemler 2017 yılına kadar gecikti. Ayrıca, ülke bazı
keşif blokları boyunca deniz sınırı üzerindeki İsrail ile ihtilaf halinde. Lübnan, geçen yıl
denizaşırı gaz arama ve üretme lisansını Fransa’nın Total, İtalya’nın Eni ve Rusya’nın
Novatek’inden oluşan bir konsorsiyuma verdi. İlk ehliyet turunda verilen bloklardan biri İsrail
ile olan deniz sınırında bulunuyordu, ancak konsorsiyum tartışmalı suların yakınında sondaj
yapmayacağına dair güvence verdi. İkinci ruhsat turu için verilen teklifler 31 Ocak 2020’de
geçerli olacak. Doğu Akdeniz gaz keşifleri, Avrupa Birliği’ne iki önemli değer sunma
potansiyeline sahip: enerji güvenliği ve Orta Doğu ülkeleri arasındaki bölgesel işbirliğinin
iyileştirilmesi.2

Bu makalenin tamamını okumak için linke tıklayınız.