Modern Diplomasi: Diplomatlar ve Diğer Temsilciler

Modern Diplomasi: Diplomatlar ve Diğer Temsilciler

20.yüzyılın son çeyreği devletler düzeni, uluslararası siyasetin konusu ve kapsamı,
sistemin aktörleri gibi pek çok konuda değişikliği beraberinde getiren bir dönem olmuştur. Bu
değişiklikler devletlerin birbirleri ile olan etkileşimlerinde farklılaşmaya yol açmış, dönüşüm
süreci diplomasi alanına da yansımıştır. Diplomasinin tarih içindeki evrimi bu yüzyılda
hızlanmış ve değişim çok boyutlu hale gelmiştir. Bu sürecin doğal sonuncu olarak da
diplomasi faaliyetlerini yürüten kişi ve kurumlar değişime uğramıştır.
Geçtiğimiz yüzyıllarda uluslararası ilişkilerin müzakereler yoluyla kurulması
genellikle elçi/büyükelçi gibi temsilciler aracılığıyla sağlanırken zaman içinde hem aktörler
hem de kurumlarda bir çeşitlenme söz konusu olmuştur. Meslek memuru olarak diplomatların
asli görevleri değişmemiş olsa da görev alanlarında değişimler yaşanmıştır. Diplomatlar
sadece büyükelçiliklerde değil aynı zamanda uluslararası örgütlerde de temsilci olarak
çalışmakta ve sahip olmaları gereken yetkinlikler değişmekte ve çeşitlenmektedir. (Nicholson,
1950, s.15)
Değişen uluslararası ortam bu değişimin ana itici gücünü oluşturmaktadır. Nye
1970’lerde dünya düzeninde başlayan değişimle beraber devletlerin yumuşak gücünün, en az
sert zorlayıcı güçleri kadar önemli olduğunu ileri sürmüş ve kültürel, ideolojik, ekonomik
yöntemlerle ülkelerle ilişki kurabileceklerini ve bu sayede diğer ülkelerin gözünde
yaptıklarını meşrulaştırabileceklerine dikkat çekmiştir (1990, s.167). Bu kapsamda özellikle
Soğuk Savaş’ın da sona ermesiyle “insan” temelli normatif yaklaşımlara yöneliş artmıştır
(Finnemore, 2008, s.201).
İnsani müdahale, koruma sorumluluğu, kölelik ve soykırımın evrensel suç sayılması
gibi konuların BM gündemine girmesiyle (BM, 1945) siyasette ve dolayısıyla diplomaside bir
dönüşüm süreci başlamıştır. Cooper bu dönüşümü, “resmi diplomasi” (Track 1) olarak
konumlandırdığı sadece iki ya da daha çok sayıdaki devletin müzakere ve anlaşmalarından
oluşan diplomasiden; hükümet dışı organizasyonların, sivil toplum örgütlerinin, insani yardım
kuruluşlarının, akademisyenlerin ve eski hükümet yetkililerinin de dahil olduğu “gayri resmi
diplomasi” (Track 2) düzeyine geçiş olduğu şeklinde tanımlar (2013a, s.13).


Bu dönemde Cooper diplomaside beş temel değişim yaşandığını öne sürmüştür
(2013a, s.4). Bu değişimlerin ilki aktörlerin sayısı ve çeşidinde olmuştur. Sadece devletin
temel aktör olarak kabul edilmesinden, hükümet dışı organizasyonların, çok uluslu şirketlerin,
bölgesel ve hükümetler arası organizasyonların da sistemi etkileyen aktörler olması anlayışı
gelişmiştir. İkinci olarak diplomasinin kapsamı ve alanı genişleme göstermiştir. Siyasetin
konusu sadece yüksek politika (high politics) olmaktan çıkmış, siyaset alçak politika (low
politics) konularıyla da ilgilenmeye başlamıştır. Cooper, siyasetteki yükümlülükler ve
eylemlerdeki seviye değişikliklerine de dikkat çekmiştir. Küreselleşmeyle beraber önceleri içulusal düzeyde olan politikalardan, ikili, bölgesel ve küresel politikalara yöneliş başlamıştır.
Dördüncü olarak diplomasi ve dış politikadaki yöntem ve enstrümanlar teknoloji, iletişim,
basın yayın, ulaşım gibi imkanlarla farklılaşmaya yol açmıştır. Modern diplomasinin klasik
diplomasiden son farkını ise diplomasinin biçim, çeşit ve tekniğindeki değişim olarak
belirtmiştir. Kamu diplomasisi, ekonomik ve ticari diplomasi, kültürel diplomasi, sağlık
diplomasisi, insani diplomasi gibi yeni diplomasi türleri bunun göstergesi niteliğindedir
(Harroff-Tavel, 2005, s. 72-89).
Diplomasi türlerindeki bu çeşitlenme ile birlikte kurumsal yapı ve diplomatik ilişkilere
dair kurallar çok fazla değişime uğramamıştır. Bunun en önemli sebebi uzun yüzyıllar boyu
uygulama farklıkları olmakla birlikte 1961 tarihli Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana
Sözleşmesi ile yine aynı tarihli Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesi ile
diplomatik ilişkilerin karşılıklılık esası çerçevesinde hukuki bir zemine oturmuş olmasından
kaynaklanmaktadır.
Bu çerçevede bu bölüm içerisinde bu kurumsal yapının oluşumu süreci ile günümüz
büyükelçiliklerinin yapısı, meslek memurluğu olarak diplomasi ile dış temsilcilikler ve burada
görevli personel ile ailelerinin statüsüne odaklanılacaktır.

Bu makalenin tamamını okumak için linke tıklayınız.